düğün hikayesi

Yunus emre ve Merve’nin düğün hikayesi
22
Nis

Yunus emre ve Merve’nin düğün hikayesi

DÜĞÜN HİKAYESİ

Atalarımız ne demiş “ Nisan Mayıs ayları gevşer gönül yayları”… Ondan olsa gerek düğünlerin en çok olduğu aylarda Nisan-Mayıs aylarıdır. Bu aylarda düğün fotoğrafçısı evlenecek çiftlerin en güzel anlarını düğün hikayesi ‘ ne çevirmek için adeta görsel bir savaş verir.

Kadıköy Fotoğraf Merkezi olarak bizde bu görsel savaşta tüm savaş malzemelerimizi hazır ettik. En güzel anlarını yakalamak için daha önceden görüşüp anlaştığımız Yunusemre ve Merve ile 17 Nisan Pazar günü yaz güneşinin gökyüzünde parladığı bir havada Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı’nda bir araya gelerek düğün hikayesi ‘ ne başladık.

Buluştuğumuzda genç çiftimizin heyecanı gözlerinden okunuyordu. Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı’nda havanın güzel olmasından dolayı iğne atsanız yere düşmeyecek gibiydi.  Piknikçiler ve dış mekân çekimi yapmak için gelenlerden dolayı park en yoğun günlerinden birini yaşıyordu. Düğün Hikayesi ‘ ne Erguvan Adası’ndan başladık. Parkın en uç kısımlarında olduğu için insan yoğunluğunun en az yaşandığı yer burasıydı. Burada yaklaşık 1 saat çekim yaptıktan sonra İstanbul Adası’na geçtik. Parkın en güzel yerlerinden biri olan İstanbul Adası’ndaki çekimlerimizde oldukça eğlenceli geçti.Günün sonunda elde edilen onlarca güzel andan sadece en beğenilenleri seçilip sonsuza dek yaşayacakları albüme koyulurlar. Diğer fotoğraflara mı ne olur? Tabiî ki sanal âlemde ömürleri var oldukça nefes almaya devam ederler…Tüm bu bilgiler eşliğinde dış mekân çekimi yaptığımız Yunusemre ve Merve ile günün sonuna doğru Üsküdar sahilinde, Kızkulesi’ni fotoğraf çekimimizde arka planda kullanabilmek ve işin içine İstanbul görüntüleri katmak istedik. Bu isteğimiz ne yazık ki havanın güzel olmasını fırsat bilen şehir halkının kendini yollara vurmasıyla kısmen engellendi. Trafik yoğunluğundan dolayı arka planımızda Kızkulesi olamadı ama tarihi yarımadayı alabildik. Günün sonunda hepimiz yorgun ama mutluyduk. İstediğimiz fotoğrafları elde etmiştik.

Düğünün çekimle aynı gün olmaması bizim için büyük şanstı. Böylece zaman sorunumuz ortadan kalkmıştı. Bir yerlere yetişme sorunu olmadan istediğimiz gibi fotoğraf çekimlerimizi yapmıştık.

Şimdi gökten üç elma düştü. Biri güzel çiftimiz Yunus emre ve Merve’nin başına, biri bu yazıyı okuyanların biri de bizim başımıza…